Atatürk İle İlgili Hikayeler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Atatürk İle İlgili Hikayeler

Mesaj  ED Bir Perş. Ekim 30, 2008 7:07 pm

Mustafa Kemal’i Etkileyen 4 Ermeni

Mustafa Kemal ve arkadaşları İstanbul’dan Samsun’a hareket etmek için son hazırlıklarını yürütüyordu. Gecenin geç saatlerinde, Mustafa Kemal’in üç yıl önce kiraladığı ve bugün müze olarak kullanılan Şişli’dekı evinin kapısı çalındı. Gelen kişi, Saadeddin Ferid (Talay)’di. Saadeddin Ferid Bey, Mustafa Kemal’in bir gazete aleyhine açtığı davaya bakan avukattı. Mustafa Kemal kapıda onu görünce, davayla ilgili bir konuda görüşme yapmak için geldiğini sandı. Fakat Saaded din Bey, bambaşka bir haberi bildirmek için gelmişti. Getirdiği haber, son derece önemliydi:
“İngilizler, Bandırma Gemisi’ni Karadeniz’de batıracaklar.”
Mustafa Kemal, bu bilginin doğruluğunu saptayabilmek için kaynağını öğrenmek istedi:
“Kimden öğrendiniz, bu bilgiyi?” diye sordu.
Saadeddin Bey, bilginin kaynağına olan güveniyle yanıt verdi:
“Berç Keresteciyan Efendi’den, efendim…”
Mustafa Kemal yine sordu: “Siz kendisini tanır mısınız?”
Saadeddin Bey’in “Şahsen tanımıyorum, fakat ismen biliyorum” yanıtından sonra Mustafa Kemal bu kez, “Bu kişinin güvenilir biri olup olmadığını” sordu.
Saadeddin Bey, bu soruyu ise şöyle yanıtladı:
“Kendisi Osmanlı Bankası müdürüdür ve aynı zamanda Hilâl-i Ahmer (Kızılay) ikinci başkanıdır” dedi. “Hilâl-i Ahmer Başkanı Hamit Bey’e sordum. Bana, ‘kişiliğinin, doğasının ve ahlakının son derece düzgün olduğunu’ söyledi. Sizin avukatınız olduğumu duyunca bana geldi ve kaynağını belirtmeden şu bilgileri verdi: ‘Mustafa Kemal Paşa’nın bindiği vapur boğazdan çıktıktan sonra batırılacak. Bu görevin torpidoya mı denizaltına mı verilmesi bile araştırıldı.’ Ben de bunları duyduktan sonra Hilâl-i Ahmer Başkanı Hamit Bey’e sordum, kendisini nasıl tanıdığını...”
Mustafa Kemal, arkadaşının getirdiği bu önemli bilgiyi değerlendirdi. Samsun’a gitmek üzere bindiği Bandırma Gemisi hareket ettikten sonra kaptan köşküne çıktı ve kaptana, “Bu andan sonra geminin komutanı benim ve siz benim komutam altındasınız” dedikten sonra geminin rotasını değiştirmesi ve kıyıya olabildiğince yakın yeni bir rota izlemesi buyruğunu verdi.
Ermeni asıllı Berç Keresteciyan bu bilgiyi vermeseydi, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Samsun’a ***üren Bandırma Gemisi, İstanbul Boğazı’ndan çıkıp, Karadeniz’e açıldıktan bir süre sonra, büyük bir olasılıkla torpillenmiş ve batırılmış olacaktı.
Berç Keresteciyan, Türkçe’nin ilk Etimolojik Sözlüğü’nü hazırlayan dilci Bedros Keresteciyan’ın oğluydu. Kızılay ikinci başkanı olarak onun, Kurtuluş Savaşı’mızda yaptığı üstün hizmetleri, bugün de zaman zaman takdir ve hayranlık duygularıyla anılmaktadır. Ordunun gereksinim duyduğu kimi araç gereçleri zaman zaman tıbbi malzeme ve ilaç sandıkları içinde cepheye ulaştırması, ayrıca bir kahramanlık örneği olarak da kuşaklardan kuşaklara anlatılmaktadır.
Mustafa Kemal, 1934 yılında emekli olan Berç Keresteciyan’ın kahramanlığını ve hizmetlerini hiçbir zaman unutmadı. Ülkesinin bu yurtsever evladını, doğum yeri olan Afyonkarahisar’dan milletvekili adayı gösterdi ve onun, milletinin vekili olarak TBMM’ne girmesini sağladı. TBMM’de ilk gayrimüslim (Müslüman olmayan) milletvekili olan Berç Keresteciyan’a Mustafa Kemal, soyadı yasası çıktığında “Türker” soyadı vererek ona, kendinin ve ulusunun teşekkürlerini bildirmiş oldu.


------

Mustafa Kemal Şam’da erlerin mektuplarını okuyup yazan bir askerden çokça söz edildiğini duydu. Okur yazar ve yardımsever bu askeri çağırıp onla tanıştı. Aksaraylı Garabed Tombalyan’dı. Garabed babası Kaspar’a çekmişti. Babası Gürün’lüydü. Sıkıntısı olan herkesin yardımına koştuğu için lakabı “Kaspar yapar” olmuştu. Oğlunu Konya’da kolejde okutmuş ardından askere göndermişti. Mustafa Kemal, Garabed Tombalyan ile tanıştıktan sonra onu yanına aldı.
Bir gece Mustafa Kemal çadırda uyuyordu. Garabed Tombalyan uyanıktı. Nöbetçiler “Ayak sesleri var!” diye uyarıda bulunmaya kalmadan üç kişi saldırıya geçti. Elinde bıçakla çadırı yırtmaya çalışanın üstüne atılan Garabed Tombalyan saldırganla boğuştu. Kolundan yaralandı. Saldırı bertaraf edildi. Mustafa Kemal Garabed Tombalyan’a teşekkür etti. Bir süre sonra Mustafa Kemal, Garabed Tombalyan’ı Halep’e para ***ürmekle görevlendirdi. Yolda silahlı saldırıya uğrayan gruptan bir asker öldü. Garabed Tombalyan paraları alarak Şam’a geri dönüp getirdi, Mustafa Kemal’e teslim etti. Mustafa Kemal Şam’dan ayrılıncaya değin bu sadık askerini yanından ayırmadı. Halep’e yerleşen Garabed Tombalyan, Atatürk’ün ölümünü duyunca çok üzüldü. Yakınlarına Atatürk ile ilgili anılarını anlattı. Bir ay sonra öldü.


ATATÜRK'ÜN GELECEGI GÖRDÜGÜ OLAYLAR :

Atatürk 1931 yilinda,2.Dünya savasi'nin patlamasinin yakin oldugunu söylemis ve bu konudaki

düsüncelerini General McArthur'a söyle anlatmisti.
"Versay antlasmasi,1.dünya savasi'na yol açan nedenlerden hiçbirini ortadan

kaldirmadi.Tersine rakipler arasindaki uçurumu büsbütün derinlestirdi.Simdi içinde

yasadigimiz baris dönemi,sadece bir ateskesten ibarettir.Avrupa'nin gelecegi Almanya'nin

alacagi tavra baglidir."
General McArthur'a göre,savasin 1940-1945 yillari arasinda çikacagini söyleyen

Atatürk,Almanya'nin ancak Amerika'nin savasa katilmasi ile yenilecegini ifade etmistir.
Atatürk hayatinin sonlarina dogruda söyle diyordu ;
"Bir dünya savasi yakindir.Bu savas sonucunda, dünyanin durumu ve dengesi bastanbasa

degisecektir."
ATATÜRK, Mussolini hakkinda da su görüslerini açiklamisti ;
Mussolini bir maceraperesttir.Milletini bir uçuruma sürüklemektedir.Her tarafa

saldiriyor.Bu adam yüzünden,çok simarmis olan bu millete dersini vermeyi çok

isterdim.,lakin yakinda bir küçük millet onlara layik oldugu dersi verecektir.Ve sunuda

hatirlatirim ki,bir gün gelecek,Mussolini'yi kendi milleti linç edecektir."
Bu görüsleri aynen gerçeklesmistir.


15 YIL HÜKÜM SÜRECEKSIN...

Atatürk hakkinda yapilmis birçok kehanet vardir.Bunlarin en ilginci onun el falina bakan

bedevinin söyledikleridir.
Mustafa Kemal arkadaslari ile Bingazi'ye, Trablusgarp savasina katilmaya gidiyordu.Yolda

bie bedevi'ye rastladilar.Bedevi el falina çok iyi baktigini ve genç subaylara da

isterlerse bakabilecegini söyledi.Hepsi ellerini açarak bedevinin söylediklerini dinlemeye

basladi.Sira Mustafa Kemal'e gelince, o önce baktirmak istemedi ama arkadaslarinin israri

karsisinda, sonunda o da elini bedevi'ye açti.Bedevi ele bakar bakmaz yerinden siçradi ve

heyecan içinde ;


"Sen padisah olacaksin" dedi ve ilave etti "15 yil hüküm süreceksin."
Genç subaylar gülüstüler ve yollarina devam ettiler.
Aradan yillar geçti, Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaskani oldu.Cumhuriyetin

14.yilinda hastalandi.Karacigeri kötüye gittiginde çevresindekiler ona "Artik içme Pasam"

dediler.
Atatürk onlara birzamanlar yolda rastladiklari falci bedevi'yi hatirlatti ve gülerek ;
"Arap vaktiyle söylemisti, Bizim padisahlik nasil olsa 15 yil sürecek...Hesapça bu son

senemizdir..."
Yil 1938 'di..


HiNTLi MiHRACENiN SIRRI:

Bilindigi gibi Hint halki Atatürk'ü ve Türk halkini yanliz birakmamisti.Kurtulus savasindan

yillar sonra ,1929 yilinda Bir hintli Mihrace Atatürk'ü Pera Palas'taki 101 No'lu odasinda

ziyarete gelmisti.
Mihrace'nin Atatürk'ü hangi nedenle ziyaret ettigi ve adi ve ziyaret sebebi hala

bilinmiyor.
Mihrace'nin ziyaretindeki bir sir da getirdigi hediyede yatmaktadir.Bu hediye altin

sirmali, hint isi ipek bir seccadedir.
Seccadenin üzerinde bir samdanin asili oldugu düz bir kemeri,her iki yaninda birer güvercin

bulunan bes kubbeli bir diger kemerin çevreledigi görülmektedir.Bordür de fillerden

olusmaktadir.
En ilginç yer ise her iki kemerin arasinda orta kisimda dal kivrimlari ve güllerin çevrimi

ile olusan boslukta romen rakkamli bir saatin bulunmasidir ve saat ;
09.07' i göstermektedir.(Atatürkün beyin ölümü saati).Atatürk Mihracenin ziyaretinden 9

sene sonra saat 09.05 'te vefat etmisti.Ayrica 10 tanede Kasim cicegi.
Seccade halen Pera Palas' ta bulunmaktadir.

ATATÜRK'ÜN RÜYASI :

Atatürk'ün bir rüyasini da Dr.Resit Galip Bey'den ögrenmekteyiz,
"Mustafa Kemal ,Ankara'ya geldikten bir süre sonra ilginç bir rüya görmüstü.Ertesi gün bana

söyle anlatti. ;
"Resit Bey,rüyamda bana 'Pasam ,Inönü'den ne haber?'diye sordunuz.Bende 'vaziyet kritiktir'

cevabi verdim.'Kritik nedir? Anlamadim ki!'dediniz.Bende 'Bunun cevabini 15 dakikaya kadar

veririm' diyerek odama çekildim."
Mustafa Kemal bana bu rüyasini anlattiginda düsman henüz Izmir'e çikmamisti,Inönü mevkii de

henüz bir önem tasimiyordu.Aradan yillar geçti 2.Inönü savasi'nin kritik günlerinden

biriydi.Mustafa Kemal'in arabasi Millet Meclisinin önünde durdu.Hemen yanina kosarak,telas

ve endise içinde, "Pasam ,Inönü'den ne haber?" diye sordum.
Aynen su cevabi verdi ;
"vaziyet kritiktir"
O zaman ben ;
"Kritik nedir? Anlamadim ki!" dedim.
O da ;
"Sana bunun cevabini 15 dakikaya kadar veririm" dedikten sonra gülümsedi ve ;
"Hani Ankara'ya geldikten sonra bir rüya görmüsdüm,hatirladin mi?"
Hafizami yoklayarak, rüyasini anlattim.Gülerek ;
"iste, rüya ayniyle vakidir.Ben Ismet'i tanirim,göreceksin 15 dakikaya kadar kendisinden

muzafferiyet haberi alacagiz."
Gerçekten de 5 dakika geçmeden bir telgraf gelmis ve 2.Inönü savasi'nin da zaferle

sonuçlandigini ögrenmislerdi...


ATATÜRK'ÜN 1907'DE ÇIZDIGI T.C. HARITASI :

Atatürk, Kurtulus savasindan çok önce, ittihatçilarin Trakya'da 1907'de yaptiklari bir

toplanti sirasinda, bir Türkiye haritasi çizmisti.Orada bulunanlarin anlattiklarina göre,o

günkü Osmanli devleti sinirlariyla hiçbir ilgisi olmayan ve o zaman hiçbir anlam

veremedikleri bu harita, gelecekte, yine Atatürk'ün kuracagi Türkiye Cumhuriyeti'nin

haritasi olacakti.Haritada bugünkü sinirlarimiza uymayan tek bir fark vardi ;Atatürk,

bizden ayrilmasina gönlünün bir türlü razi olmadigi Kerkük'ü de Türkiye topraklarina


DENEME UçUSU:

Uçaklarin ilk deneme ve gelisme dönemleriydi.Fransa'da yapilan bir uçak gösterisine

katilan, birçok ulusun temsilcileri arasinda, Osmanli atesesi olarak Mustafa Kemal'de

katilmisti.Gösteriyi izleyenler, sirasiyla uçaga bindirilerek gezdiriliyorlardi.Sira

Mustafa Kemal'e geldiginde, gösteride bulunan ve genç atesenin komutani olan sahis,birden

bir rahatsizlik duyarak Mustafa Kemal'in uçaga binmesine engel oldu.Öteki temsilcilerle

havalanan uçak kisa bir süre sonra düstü ve içindekilerden sag kurtulan olmadi.


ATATÜRK VE "9" VE "19" Rakkamlari :

Atatürk'ün hayatinda "9" rakkaminin kendine özgü önemli bir yeri olmustur.Örnegin

Atatürk'ün dogum yili olan 1881 rakkami, "9" rakkami ile birçok ilskiler göstermektedir.
1+8=9
8+1=9
18=2x9
81=9x9
18+81=99
19x99=1881
Atatürk'ün harb okuluna girdigi tarih : 1899
Vatani kurtarmak için Samsun'a ayak basti : 19/05/1919
Bandirma vapurunda yolcu sayisi 19 'dur.
Ittihat ve Terakki'nin yillik toplantisina Trablusgarp delegesi olarak katildi : 22/09/1909
Sivas kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesini kurdu :

04/09/1919
Erzurum Mebus adayligini kabul etti : 19/10/1919
TBMM tarafindan kendisine gazi ünvani verildi ve Maresallige terfi ettirildi : 19/09/1921
Atatürk 19.yüzyilda 19 yil yasamistir.
Atatürk 19.yüzyilin bitmesine 19 yil kala dogmustur.
Atatürk'ün ilk askeri görevi, 19.Kolordu Komutanligidir.
Mustafa Kemal Atatürk : 19 harften olusmaktadir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün nüfus cüzdaninin numarasi da 993814-B idi.
Bu sayi dizisindeki 938 rakkami öldügü yili hatirlatmakta geriye kalan 9 ve 14 rakkami da

ölüm saatinin yakin bir benzeridir.
"Ne mutlu Türküm diyene" =19
"Istikbal göklerdedir" =19


ATATÜRK'ÜN ÖNSEZILERI :

"Bunlar bir gün olacaktir...Görürsünüz,isitisiniz..."

Prof.Dr.Afet Inan "Atatürk hakkinda hatira ve belgeler" adli kitabinda ilginç bir

hatirasini naklediyor.
atatürk 09 ocak 1936 Persembe günü, dil ve tarih cografya fakültesi'nin açilis dersinde

okumasi için afet Inan'a :
"tarih belgelerinin ilerideki kesifleri buna dayanacaktir.Her tarihi kisinin söyledigi

sözler toplanabilecek ve böylece biz onlari kendi seslerinden ve sözlerinden

dinleyebilecegiz." diyerek yaziyi verir.
Buna karsilik Afet Inan :
"Bu çok uzak bir gelecekte belki olabilecek kesfin benim ifadem olarak verilmesine cesaret

edemiyecegimi" kendisine söyledigim zaman cani sikildi ve söyle dedi :
"Bunlar bir gün olacaktir...Görürsünüz,isitirsiniz..."

30 yil sonra :

Atatürk tarafindan bu yazinin verilmesinden 30 yil sonra yine ayni ay ve günlere tesadüf

eden,01 ocak 1966' da söyle bir haber yayimlandi :

"Venedik'in Saint Georges Adasi'ndaki Benedictis Manastiri Labratuvarlari'nda, manastir

rahiplerinden Pellegrio' nun yönetiminde,seslerin ayirimi esasina dayanan çok dikkate deger

arastirmalar yapilmaktadir.Italya Içisleri Bakanligi,1962 'de baslayan bu çalismalari

kontrol etmektedir.Fakat elde edilen sonuçlar halen açiklanmamistir.Saint Georges

Adasi'ndaki bilim kurulunun geçmise ait sesleri toplayacak,elektronik araçlar üretmeye

çalismakjtadirlar.Bilim adamlari özellikle Demosten,Pitagor ve Jul Sezar'in söylevlerinden

kendi sesleri ile parçalar elde etmeye ugrasmaktadirlar."

ATATÜRK'ÜN GÖRDÜGÜ SON RÜYA :

26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsizligi ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma

atlatmisti.Prof.Dr.Afet Inan,olayi söyle anlatiyor :
"O geceyi rahatsiz geçirdi,ilk hafif komayi o zaman atlatmisti.Ertesi sabahki

açiklamasinda" :
"Demek ölüm böyle olacak" diyerek "uzun bir rüya gördügünü" söyledi ve "Salih'e söyle

,ikimizde bir kuyuya düstük,fakat o kurtuldu" dedi.
Atatürk'ün,burada "kuyuya düsme" sembolü ile gördügü rüya vizyonu,kendisininde söyledigi

gibi ölümün habercisiydi.
Salih Bozol'un kuyudan kurtulmasi ise bilindigi gibi,Atatürk'ün vefat ettigi gün ,buna çok

üzülen Salih Bozok'un da intihar etmesi ve sonunda onun kurtarilmasini simgeliyordu.
Iste bu ATATÜRK'ün son rüyasi idi...

avatar
ED

Kadın
Mesaj Sayısı : 138
Yaş : 27
Lakap : eloş:)
Kayıt tarihi : 31/01/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz