2007-2008 GIDA KRİZİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

2007-2008 GIDA KRİZİ

Mesaj  primavera Bir C.tesi Ara. 27, 2008 12:46 pm

2007-2008 DÜNYA GIDA KRİZİ

2007 ve 2008 yıllarında dünya çapında gıda fiyatlarındaki yüksek artışlar küresel krize dönüşmüş, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklara, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde sosyal huzursuzluklara neden olmuştur.

NEDENLERİ
-Tarım ürünleri üreten ülkelerdeki kuraklıklar
-Petrol fiyatlarındaki artışlar
-Gelişmiş ülkelerde bioyakıt kullanımının artması
-Tarıma ayrılan arazilerin azalması
-Asya’da toplumun orta sınıftaki bireylerinin gıda ürünlerine olan taleplerinin artması
-Hindistan,Çin gibi büyük nüfuslu ülkelerin tüketim profillerinin değişmesi

BİOYAKIT
Petrol fiyatlarının artması alternatif bir enerji kaynağı olan bioyakıt sektörüne olan ilginin hızla artmasına yol açtı.en yaygın bioyakıt türlerinden olan etanol –etil alkol- ,başta şeker kamışı olmak üzere çeşitli bitkilerin işlenmesi sonucu üretiliyor.Ortaya çıkan yanıcı sıvı belirli durumlarda benzin olarak kullanılabiliyor.Etanol üretim ve tüketiminde en üst sıralarda yer alan ABD ise etaolü daha çok buğday,mısır gibi taneli tahılları mayalayıp damıtarak elde ediyor.Milyonlarca ton mısır,etanol damıtma tesislerine sevk edilirken,sofraya ekmek yada diğer malzemeleri koymak güçleşiyor. Dünya Bankası Başkanı Zoellick, "kimileri arabasının deposunu nasıl dolduracağını düşünüyor, kimileri de karnını nasıl doyuracağını" diyerek tarım alanlarının biyo-yakıtlar için ayrılmasını eleştirdi. Yoksulların gelirlerinin % 75'ini beslenmelerine ayırdıklarını söyleyen Dünya Bankası başkanı fiyat artışından en çok onların etkilenmesinin yapısal bir sorun olduğunu da belirtti.

Biyoyakıtlar "şu aşamada" genelde şeker pancarı, mısır, buğday ve benzeri tahıllardan üretiliyor. Ancak geliştirilmekte olan "ikinci nesil" biyoyakıtlar için hedef bunlarda "atık" olarak görülen ürünleri hammadde olarak kullanmak. Bu başarıldığında da sorun çözülmüş olacak deniyor.

GIDA KRİZİ NEDENİYLE MEYDANA GELEN OLAYLAR
Bangladeş: Bangledeş'in başkenti Daka'da 10.000 işçi gıda fiyatlarındaki artışlar ve düşük ücretler nedeniyle protesto ettiler.Birçok işçi polisle çıkan olaylarda yaralandı.Aslında bu ülke gıda açısından 2002 yılında yapılan araştırmalara göre kendi kendine yetebilir bir ülke olarak görülse de,petrol fiyatlarındaki artışlar gıda fiyatlarında artışa neden olmuştur.Ekonomistlere göre 150 milyon nüfuslu ülkenin 30 milyonu açlık çekebilecek duruma düşebilir.
Brezilya: Nisan 2008'de hükümet pirinç ihracını durdurdu.Bu durumun nedeni ise ülkedeki tüketicileri korumak olarak gösterildi.
Mısır: 8 Nisan 2008'de Mısır'da gıda fiyatlarının artışına karşı yapılan protestoda polisin açtığı ateş sonucu bir gösterici öldü.Ülkede gıda fiyatları, özellikle ekmeğin fiyatı son aylarda katlandı.Şubat 2007den bu yana ekmek kuyruğunda 11 kişi hayatını kaybetti.
Haiti: Artan gıda fiyatları yüzünden Başbakan görevinden alındı.2007 sonlarından bu yana pirinç ve diğer gıda fiyatlarında %50 artış yaşandı.Ülkede pirinç fiyatları son durumda %15 düşürüldü.
Rusya: Rusya ülkedeki kilit seçimlerin öncesinde gıda fiyatlarını artışını engelleyerek ülkede seçimler öncesi panik ve protesto havasının oluşmasını engelledi.
Türkiye: Türkiye'de son gıda kriziyle beraber zamlar hızlandı.İstanbul fırıncılar odası artan un fiyatlarını gösterek ekmeğe zam yaptı.Pirinç fiyatlarında %130'a varan artışlar yaşandı.Bulgur ve makarna fiyatlarında önemli artışlar yaşandı. Buna karşın hükümetin aldığı önlemler gıda fiyatlarında azalmaya yol açmadı ve 2008 enflasyon hedefi olan %4'ün tutturulamayacağı Merkez Bankası Başkanı tarafından dile getirildi.Bazı ekonomistlere göre 2008 yılı enflasyonunu Türkiye'de tek hanede kalmayacağını söyledi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Ofisi Başkanı Kemal Derviş Türkiye ve Brezilya'da enflasyon tsunamisi yaşanabileceği ve bu ülkelerde 1 yıldan kısa bir süre içerisinde orta sınıfın alım gücünün ortalama %25 azaldığını belirtti.
DENGELER DEĞİŞİYOR
Yapılan araştırmalar fiyat artışlarının kalıcı olacağına ve devam edeceğine işaret ediyor. Bu saptamanın dayandığı gerekçe ise dünya ekonomisi içinde başta Çin olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin edindiği konum. Gelişme yolundaki ülkeler büyüdükçe ve göreceli olarak dünya ekonomisi içindeki ağırlıkları arttıkça, onların tüketim profili küresel arz-talep dengelerini daha yakından etkiler hale geliyor. Eskiden sanayileşmiş ülkelerin büyüme performanslarına dayalı olarak değişen bu dengeler artık gelişmekte olan ülkelerin büyüme performanslarına göre değişmeye başlıyor. Bu konuda kritik bir eşiğin aşılmış olduğu görülüyor. Artık geriye dönüş yok. Hatta tam tersine gelişmekte olan ülkelerin küresel ekonomi içindeki ağırlıkları daha da artacak. Nitekim Çin ve Hindistan’ın dünya ekonomisi içindeki payları yüzde 15 olmasına rağmen, bu ülkelerin dünya ekonomisinin büyümesine yaptıkları katkı bunun iki misli, yani yüzde 30 seviyesinde.
Dolayısıyla bu ülkelerin küresel dengeler üzerindeki etkileri de artmaya devam edecek. Gıda fiyatlarındaki artış işte bu yeniden kurulmakta olan ekonomik dünya düzenin bir yansıması. Çin ve Hindistan gibi daha hızlı büyüme eğiliminde olan ülkelerin tüketim alışkanlıkları da hızla değişiyor. Bu toplumlar artan gelirleriyle beraber daha farklı bir tüketim alışkanlıklarına yöneliyor.

Örneğin 1990-2006 yılları arasında Çin’de kişi başına düşen süt tüketimi 4 kat, et tüketimi ise 2 kat artmış. Temel gıda ürünlerine yönelik talep bu şekilde artarken arzdaki artış ise çok daha yavaş. Örneğin 2007 yılındaki buğday üretimi 2004 yılındaki doruk seviyesinden daha düşük 2007 yılındaki pirinç üretimi ise 2003 yılındaki seviyesinden yalnızca yüzde 8 oranında daha yüksek.
Neticede bütün bu veriler, öngörülebilir gelecekte gıda fiyatlarındaki artışın devam edeceğine işaret ediyor. Bu olumsuzluğun üstesinden gelinebilmesi için ise Türkiye’nin hızlı büyümeye devam etmesi gerekiyor. Büyümenin yavaşlaması, gıda fiyatlarındaki artışın beraberinde getirdiği olumsuzlukların daha yakından hissedilmesine yol açacak
Avrupa'da Gıda Fiyatları Bir Yılda Yüzde 7.1 Arttı
Avrupa Birliği İstatistik Ofisi Eurostat tarafından yapılan araştırmada, AB’ye üye ülkelerin gıda fiyatları 2007 Ocak ayından itibaren toplam enflasyonun üzerinde arttı. Gıda fiyatlarındaki en yüksek artış süt peynir ve yumurta fiyatlarında görülürken ülkeler bazında en fazla gıda enflasyonu Bulgaristan’da görüldü. Gıda fiyatlarının enflasyonun üzerinde artışı, Birliğe üye olmayan diğer Avrupa ülkelerinde de gözlendi. AB’nin genelinde Nisan 2008’e gelindiğinde yıllık gıda fiyatı artışı, yüzde 3.6’lık enflasyon oranının üzerinde, yüzde 7.1 olarak gerçekleşti. Diğer Avrupa ülkelerinde ise, enflasyon oranı yüzde 3.3 iken, gıda fiyatı artışı yüzde 6.2’yi buldu. Bu dönem içerisinde en yüksek gıda fiyatı artışı, tüm Avrupa’da Mart ve Nisan 2008 tarihlerinde kaydedildi.
SÜT,PEYNİR,YUMURTA:En düşük artış Güney Kıbrıs Rum Yönetimi(3,4)
En yüksek artış Estonya (35,4)
EKMEK VE TAHIL ÜRÜNLERİ:En düşük artış Hollanda(6,3)
En yüksek artış Bulgaristan(38,4)
ET ÜRÜNLERİ:En düşük artış Portekiz(0,7)
En yüksek artış Litvanya(19,1)




Tehlike Altındaki 22 Ülke: Gıda fiyatları artıyor. Bu kimi etkileyecek? İthalatçı ülkeleri, petrol ve gıda ithal eden ülkeleri. Bunların içinde açlık oranı yüzde 30’un üzerinde olanlar. Hangi ülkeler: Eritre, Nijer, Komor Adaları, Haiti, Liberya, Burundi, Tacikistan, Sierra Leone, Zimbabve, Etiyopya, Zambiya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Mozambik, Tanzanya, Madagaskar, Malavi, Kamboçya, Kuzey Kore, Ruanda, Botsvana, Kenya ve Gine.
GIDA ARTIŞI KİME YARADI?
Mark Gregory
BBC Ekonomi Muhabiri




Dünyada gıda fiyatlarındaki son dönemde yaşanan büyük artışlar, bazıları için yaşamı daha da zorlaştıran çok kötü bir haber anlamına geliyor.



Artan fiyatlar kırsal kesimlerin gelirlerini artırdı.
Ancak ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanan bazı yoksul ülkelerin de yüzünü güldürebilecek bir gelişme bu.
Pirinç ve buğday gibi temel gıda maddelerinin fiyatlarındaki büyük artış özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki yoksul kentli kesimleri olumsuz etkiliyor.
Zaten yoksul bir yaşam süren bu kesimler, karınlarını doyuracak parayı denkleştirmekte her geçen gün daha zorlanıyor.
Ancak kentlerdeki yoksulluk bütün bu gelişmelerin bir yönü.
Diğer yandaysa tarım ürünleri yetiştiren kırsal kesimler, gıda fiyatları sayesinde çok büyük kazançlar elde etmeye başladı.
Tarım genelde yoksul ülkelerdeki başlıca ekonomik faaliyet.
Dolayısıyla gıda fiyatlarındaki artış, bu ülkelere önemli bir ekonomik katkı sağladı.
Yükselen gıda fiyatları, dünya çapındaki emtia fiyatları artışının bir parçası. Pekçok metalin, petrol ve doğalgazın da fiyatı ciddi oranda arttı.
Bundan en büyük kazancı sağlayanlarsa Afrika, Latin Amerika ve Asya kıtasının bir bölümündeki gelişmekte olan ekonomiler oldu.
Uluslararası Para Fonu IMF'ye göre gıda gibi temel emtia fiyatları, diğer ürünlere kıyasla son 10 yılda yüzde 75 yükseldi.
Bir başka deyişle zengin sanayileşmiş ülkelerden, ekonomileri toprağın üzerinde ne yetiştirildiğine, ya da altından ne çıkarıldığına bağlı olan yoksul ülkelere refah transferi oldu.
Bu durum dünyanın en yoksul ülkelerinden bazılarına ekonomilerini düzeltme potansiyeli ve ihtiyaç duydukları kaynakları bulma fırsatı veriyor.
Ancak geçmişte emtia fiyatlarındaki büyük artıştan alınan ders, bu kaynakların kötü yönetim ve yolsuzluklar nedeniyle kolayca eritilebileceğini gösteriyor.
Bunun en klasik örneği de 1970'lerde petrol fiyatlarında yaşanan artışı uzun vadeli ekonomik kalkınmaya dönüştüremeyen Nijerya.

ALINAN ÖNLEMLER

-Venezuela,Bolivya,Nikeregua cumhurbaşkanları ve Küba devlet başkanı yardımcısı artan gıda fiyatlarından halklarının daha az etkilenmesi için pirinç,fasulye cinsleri ve buğday gibi ürünlerin ekimine destek vereceklerini açıkladılar.Gıda üretiminin teşvik etmek üzere 100milyon dolarlık bir fon kurmak için anlaştılar.
-Batı Afrika’da da maliye bakanları yarım milyon dolarlık benzer bir fon kurmaya karar verdi.
- Artan yiyecek fiyatlarının yol açtığı alık ve yoksullukla mücadele için yeni bir örgütlenme kuran BM acilen 755 milyon dolar destek çağrısında bulundu.
- Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) düşük gelirli ülkelere tohum desteği için 1,7 milyar dolarlık destek çağrısı yaptı.
- Tarımsal Kalkınma için Uluslararası Fon (IFAD) da en fazla etkilenen ülkelerdeki yoksul çiftçilere destek için fazladan 200 milyon dolar ayıracağını belirtti.
- Dünya Bankası bir dizi ülkeye küresel gıda krizi ile daha kolay mücadele edebilmeleri amacıyla 1 milyar 200 milyon dolarlık acil hibe ve krediler sağlayacağını açıkladı.

TÜRKİYE ETKİLERİ

TEMEL GIDA ÜRÜNLERİNDEKİ FİYAT ARTIŞLARI(BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI)

Temel gıda ürünleri için enflasyon yüzde 15 ile 40 oranlarında artış gösterdi. Buna göre mutfaktaki enflasyon yüzde 20’leri aştı. Kimi ürünlerde yıllık fiyat artışı yüzde 50’lerin üzerine çıktı. En yüksek artış limonda yüzde 126 ile gerçekleşti.

Süt ve süt ürünleri, Kuru Bakliyat, yağlarda da astronomik artışlar yaşandı. Süt ve süt ürünlerinde artış oranı yüzde 15, kuru bakliyattaki artış oranı yüzde 29 olurken, yağlar ise yüzde 24 ile enflasyonun yaklaşık üç katı bir artış gösterdi. Yağ grubunda en yüksek artış yüzde 44 ile yoksulların ucuz olduğu için tercih ettiği Ayçiçek yağında gerçekleşirken, fiyatları Ayçiçek yağının iki katı olan Zeytinyağında fiyat artışı yüzde 7,37’de kaldı. Dar gelirlinin tükettiği ucuz ürünlerdeki artışlar emekçinin canını daha çok yaktı.

ÜRÜN ÇEŞİDİ Artış Oranı (%)
Süt ve süt ürünleri 15%
Makarna-Şehriye-Bulgur-Pirinç 29%
Kuru Bakliyat 29%
Yağlar (Margarin-sıvı yağlar) 24%
Sebze 18%
Meyve 36%
Ekmek 19%
Kira 16%

TÜRKİYE’NŞN KONUMU

Türkiye tarımsal gıda anlamında son derece stratejik öneme sahip bir ülke. Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş, dünyanın gözünün Türkiye'de olduğunu belirtirken İsrail'den gelen bilimadamlarının özellikle GAP Bölgesi'ndeki toprakla ilgili olarak 'Bu olan o kadar verimli ki, buradaki toprağı alın ve dünyanın diğer ülkelerindeki tarım alanlarına gübre diye serpin' dediğini aktarıyorlar.

Tarım hamlesi ihtiyacı

Türkiye'de yıllık tarımsal ürün üretimi 50 milyar dolar. 2012'deki bu rakamın 70 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Halen tarım arazilerinin önemli ölçüde atıl durumda olduğu gözönüne alındığında Türkiye'nin acilen bir tarım hamlesi başlatması gerektiğine vurgu yapılıyor.
Dış pazar avantajı
-Avrupa'da; Toprak ve iklim sorunu var. Organik tarıma önem veriyor
-Rusya ve Türki Cumhuriyetler'de; İklim sorunu var. Petrolle zenginleşiyor, tüketim artıyor
-Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da; İklim ve su sorunu var. Petrol zengini, alım gücü yüksek “Helal” gıda konseptine önem veriyor

primavera

Mesaj Sayısı : 6
Kayıt tarihi : 19/11/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz